Low-Code
Dijital dönüşüm iş dünyasında oldukça önemli bir konu. Günümüzde işletmeler, çeşitli yazılım geliştirme araçlarına ve teknolojilerine sahip olsa da bazen hız önemli bir sorun olarak karşımıza çıkabiliyor. İşte tam da bu noktada Low-code geliştirme yaklaşımı öne çıkıyor.
Low-code’un detaylarına geçmeden önce Low-code yaklaşımı için öne çıkan istatistiklere bakalım;
- Küresel low-code geliştirme platformu pazarının, 2019’da 10 milyar dolardan 2030’da 187 milyar dolara yükselerek hızlı bir şekilde büyümesi bekleniyor. (GlobeNewswire)
- Geliştirme için 223 low-code platformu ve makine öğrenimi geliştirmek için 13 low-code platformu belirledik.
- En popüler Low-code/No-code geliştirme araçlarını sayfamızda listeledik.
- Müşteri yorumlarından toplanan verilere göre, “kullanım kolaylığı” low-code / no-code geliştirme platformlarını tanımlayan en çok kullanılan kelime. (Forrester)
- Düşük kodlu platformlarda yapay zekâ entegrasyonunun 2030 yılına kadar kurumsal verimlilikte 50 milyar doların üzerinde artış sağlaması bekleniyor. (Forbes)
Bu yazımızda Low-code nedir ve Low-code’un avantajları nelerdir inceliyoruz, keyifli okumalar. 💜
Low-Code Nedir?
Low-code, yazılım geliştirme sürecini hızlandıran ve kolaylaştıran bir yaklaşım. Geleneksel kod yazma yöntemlerine göre daha az kod yazılmasını gerektirir ve genellikle görsel arayüzler ve sürükle-bırak özellikleri sunar.
Yazılım geliştirmeyi daha erişilebilir hale getirirken, teknik olmayan kullanıcıların da uygulama geliştirmesine katkıda bulunmasına olanak sağlar.
Gartner’a göre en yaygın low-code kullanım alanları şöyle:
- Form veya veri toplama uygulamaları (%58)
- Uygulamalar içindeki iş süreçlerini ve iş akışlarını yöneten uygulamalar (%49)
- E-posta veya elektronik tabloların yerine geçen uygulamalar (%42)
- Mevcut kurum içi uygulamalar için yeni uygulama arayüzlerinin özelleştirilmesi (%22)
- 2021’de yapılan global bir Statista araştırmasına göre, katılımcıların %33’ü kurumlarının low-code’u veri modelleme ve görselleştirme için kullandığını belirtmiştir. (Statista)
Low-code yaklaşımı, geliştirme sürecinde zaman ve kaynak tasarrufu sağlar. Geliştiriciler, karmaşık kodlama süreçlerine daha az zaman harcayarak, iş süreçlerini hızla otomatikleştirebilir ve uygulamaları daha hızlı bir şekilde dağıtabilir. Bu da işletmelere rekabet avantajı sağlar ve yenilikçi çözümleri daha hızlı bir şekilde hayata geçirme imkanı sunar.
Low-code, çeşitli sektörlerde farklı kullanım alanlarına sahiptir. Örneğin, iş süreçlerini optimize etmek, müşteri ilişkilerini yönetmek, veri analitiği yapmak veya kurumsal uygulamalar geliştirmek için kullanılabilir.
Geliştiriciler, iş gereksinimlerini daha iyi anlayarak, hızlı prototipler oluşturabilir ve iş birliği içinde çalışarak projeleri daha etkin bir şekilde yönetebilir.
Low-code'un bir diğer avantajı, temel yazılım bilgisine sahip olan veya giriş seviyesinde yazılım bilgisine sahip olan kişilerin de uygulama geliştirebilmesidir.
İş süreçlerini geliştirmek veya veri analitiği yapmak isteyen departmanlar veya kullanıcılar, kullanıcı dostu arayüzler ve önceden tanımlanmış bileşenlerle kolayca uygulamalar oluşturabilir. Bu da işletmelerdeki dijital dönüşümü hızlandırır ve farklı birçok departmanın ihtiyaçlarını karşılamak için esneklik sağlar.
Low-Code ve Geleneksel Geliştirme Arasındaki Farklar Neler?
Geleneksel geliştirme, C#, Java ve Python gibi programlama dillerinde tamamen manuel kodlama anlamına gelir. Yani geliştiriciler her şeyi sıfırdan oluşturduğu için her şey özelleştirilebilir.
Düşük kodlu geliştirme, teknik ve teknik olmayan ekip üyeleri arasındaki iletişim boşluklarını kapatan, sürükle-bırak IDE'si olan görsel bir süreçtir.
Low-code yaklaşımı ile önceden oluşturulmuş ve yeniden kullanılabilir bileşenler ve şablonlar kullanarak tüm beceri seviyelerindeki kişiler daha hızlı iş uygulamaları oluşturabilir.
Low-code’un sadece basit kullanım durumlarıyla sınırlı olduğunun düşünülmesi yanlıştır çünkü low-code ile bir platformla eski sistemler modernize edilebilir, özel entegrasyonlar ve karmaşık iş yazılımları oluşturulabilir.
Aradaki farka bir tabloda görmek istersek;
|
Geleneksel geliştirme |
Low-code |
|
|
Geliştirme türü |
Birden fazla dilde ve tech stack’le manuel kodlama |
Görsel geliştirme karmaşıklığı soyutlar, böylece herkes aynı dili konuşur |
|
Gerekli uzmanlık |
Küçük bir yetenek havuzuyla ileri teknik beceriler gerektirir |
Mevcut yetenekleri kullanır ve uzman geliştiricilerin daha karmaşık görevler üzerinde çalışmasını sağlar |
|
Maliyetler ve kaynaklar |
Zaman alıcı, kaynak yoğun ve maliyetli |
Geliştirme süresini %90 oranında azaltabilir ve daha az kaynak kullanabilir |
|
Uygulama türleri |
Mobil, web ve çeşitli işletim sistemleri/cihazlar için ayrı geliştirme gerektirir |
Tüm sistemler/cihazlar için tek bir platformda web ve mobil uygulamalar, PWA'lar ve yapay zekâ aracıları oluşturulabilir |
Low-Code Geliştirmenin Avantajları Nelerdir?
Low-code, belirli görevleri yerine getirmek için esnek uygulamalar oluşturmayı daha kolay hale getirir. Low-code geliştirmenin bazı avantajları şunlardır:
-
Azalan maliyetler
Daha kısa sürede daha fazla uygulama oluşturma özelliği sayesinde maliyetler düşer. Ayrıca, Low-code geliştirme, daha fazla developer’a olan ihtiyacı azaltarak işe alma maliyetlerini de düşürür.
-
Daha yüksek üretkenlik
Low-code geliştirme, daha fazla uygulamanın daha kısa sürede oluşturulmasına olanak tanıdığından, geliştirme süresi her zamankinden daha az olur. Low-code geliştirme için kullanılan platformlar, hızlı uygulama geliştirme imkanı sağlar. Görsel arayüzler, sürükle-bırak özellikleri ve hazır bileşenler sayesinde uygulamalar kolayca oluşturulur. İş süreçlerini hızla otomatikleştirir ve kullanıcı dostu uygulamaları daha kısa sürede hayata geçirir.
-
Daha iyi müşteri deneyimi
Low-code geliştirme, müşteri deneyimini de iyileştirir. Low-code geliştirme ile işletmeler, pazar değişikliklerine veya müşteri ihtiyaçlarına hızla uyum sağlayabilir. Yani Low-code geliştirme, uygulamaların değiştirilmesini, yeni gereksinimlere göre uyarlanmasını kolaylaştırır.
-
Hızlı entegrasyon
Low-code platformları, harici sistemlerle hızlı bir şekilde entegrasyon sağlar. Veri tabanları, API'lar, bulut hizmetleri ve diğer sistemlerle kolayca entegre edilebilir. Bu da iş süreçlerinin daha iyi akışını sağlar ve veri paylaşımını kolaylaştırır.
-
Kolay iş birliği
Low-code platformları, iş birliğini teşvik eder. Farklı ekipler, ortak bir platform üzerinde çalışabilir, fikirleri paylaşabilir ve birlikte projeleri geliştirebilir. Bu, departmanlar arasında daha iyi iletişim ve koordinasyon sağlar, süreci daha verimli hale getirir ve sonuç olarak işletmenin başarısını artırır.
-
Esneklik ve ölçeklenebilirlik
Low-code platformları, işletmenin ihtiyaçlarına uyacak şekilde özelleştirilebilir ve ölçeklenebilir çözümler sunar. İhtiyaçlarınız değiştikçe veya iş süreçleriniz büyüdükçe, Low-code platformunu kolayca güncelleyebilir ve genişletebilirsiniz.
Low-Code Geliştirmenin Dezavantajları Nelerdir?
Low-code geliştirmenin dezavantajları da vardır. Bu dezavantajlardan bazıları şunlardır:
- Sınırlı özellik seti ve geliştirme platformları
- Performans ve güvenlik gibi özellikler üzerinde sınırlı kontrol yetkisi
- Kaynak kodunu değiştirmek için sınırlı özellikler
- Sınırlı community desteği
Low-Code’un Özellikleri
Low-code geliştirme ortamı, oluşturmadan devreye almaya kadar gereken süreyi önemli ölçüde azaltır. Low-Code platformlarının özellikleri genel olarak şunları içerir:
- Görsel Arayüzler: Low-Code platformları, kullanıcı dostu ve görsel arayüzler sunar. Bu arayüzler, iş süreçlerini ve uygulamaları kolayca tasarlamanızı sağlar. Sürükle-bırak özellikleri ve hazır bileşenler, geliştirme sürecini hızlandırır.
- Hazır Bileşenler: Low-Code platformları, iş süreçlerini hızla oluşturmanıza yardımcı olacak bir dizi hazır bileşen sunar. Bu bileşenler, veri tabanı entegrasyonları, kullanıcı girişleri, raporlama araçları ve diğer işlevler gibi farklı alanlarda kullanılabilir.
- Otomatik Hata Kontrolü: Otomatik hata kontrolü ve kod kalitesi kontrolleri gibi özellikler sunar. Bu özellik, yazılım geliştirme sürecinde yapılan hataları önlemeye yardımcı olur ve daha güvenilir uygulamaların oluşturulmasını sağlar.
- İş Süreçlerinin Otomatikleştirilmesi: Tekrarlayan ve zaman alan görevleri otomatikleştirerek çalışanlarınızın daha stratejik görevlere odaklanmasını sağlar. Bu da verimliliği artırır ve iş süreçlerinin daha hızlı tamamlanmasını sağlar.
- Mobil Uygulama Geliştirme: Low-Code platformları, mobil uygulama geliştirmeyi destekler. İş süreçlerinizi mobil cihazlara taşıyabilir ve kullanıcıların işlerini her zaman ve her yerde yönetmelerine olanak sağlayabilirsiniz.
- İşbirliği ve Paylaşım: Ortak bir platform üzerinde çalışarak fikirleri paylaşabilir, geri bildirim alabilir ve iş süreçlerini birlikte geliştirebilirsiniz. Ayrıca, projelerin paylaşılması ve işbirliği yapılması kolaylaşır.
- Güvenlik: Low-Code platformları, güvenlik konusunda önemli özellikler sunar. Veri güvenliğini sağlamak, yetkilendirme ve kimlik doğrulama gibi güvenlik önlemleri, işletmenizin ve kullanıcıların verilerini korumanıza yardımcı olur.
Low-Code Ne Zaman Kullanılır? - Low-Code Kullanım Alanları
Low-code geliştirme, özel bir uygulamaya ihtiyaç duyduğunuzda kullanılabilir. Low-code geliştirme, bakım gerektirmeyen daha az karmaşık ürünler için idealdir. Hızlı geri dönüş süresi gerektiren projeler için de iyi bir seçenektir. Low-code geliştirmeyi kullanan şirketler, yalnızca portföylerini modernize etmekle kalmayıp aynı zamanda bakım masraflarını da azaltır.
Low-Code ve No-Code Arasındaki Farklar Ne?
“Low-code” ve “No-code” terimleri sıklıkla birbirlerinin yerine kullanılır. Ancak, ikisi birbirlerinden farklıdır.
No-code, bir programlama dili olmadan geliştirme anlamına gelir. Bu tür platformalar, kod parçacıklarının yerini almak için tasarlanmış grafik kullanıcı arabirimleri ile çalışır.
Temel olarak, low-code geliştirme ile kodsuz yani no-code geliştirmeyi birbirinden ayıran beş özellik vardır:
- Teknik uzmanlık ve hedef kitle
- Özelleştirme ve esneklik
- Geliştirme hızı
- Ölçeklenebilirlik
- Kullanım durumları
Low-code ve No-code platformlar arasındaki temel fark, Low-code platformların belirli durumlarda kodlamayı içerebilirken, No-code platformların hiçbir kodlama gerektirmemesidir. Bu, No-code’u herkesin kullanabileceği, Low-code’u ise geliştiricilerin kullanabileceği anlamına gelir. Low-code platformlar, No-code platformlara göre daha büyük ve karmaşık uygulamalar oluşturma özelliğine sahiptirler.
Low-code vs No-code
Aşağıdaki karşılaştırma tablosunda farkları vurgulamaya çalıştık:
|
Low-code |
No-code |
|
|
Amaç |
Kod yazarak veya minimum kod ile uygulama geliştirmeye olanak sağlar |
Kodlama bilgisi olmadan uygulama geliştirmeyi sağlar |
|
Hedef kitle |
Profesyonel geliştiriciler, teknik ekipler |
İş kullanıcıları, teknik bilgisi sınırlı kişiler |
|
Kod bilgisi gereksinimi |
Düşük/Orta |
Yok |
|
Esneklik |
Yüksek |
Orta/Düşük |
|
Uygulama karmaşıklığı |
Karmaşık iş süreçleri ve entegrasyonlar için uygun |
Basit uygulamalar, form ve workflow tabanlı işler için uygundur |
|
Özelleştirme |
Yüksek, API entegrasyonları ve özel mantık eklenebilir |
Sınırlı, mevcut bloklar ve şablonlarla sınırlı |